
kızıl tüy takma ismiyle koşma türünde yazdığım halk şiirlerinden bazıları:
⚫ anlamaz bizi
saz feryat edince ozan dirilir
aşk katili olan anlamaz bizi
kutupta sevgiyi güneş yüceltir
dünü kara olan anlamaz bizi
çiçekler yanmaz ki vaktinde solar
türküler deredir baharda dolar
canlar bir olunca deyişler çağlar
vicdanı sığ olan anlamaz bizi
kardeşiz diyenler dalları kırdı
bir damla beklerken ateşi sardı
ormanı isterken külleri kaldı
fikri benzin olan anlamaz bizi
kızıl tüy canandır kalbi güzele
vatan tüm cihandır hakk’ı görene
insanlar eşittir evren önünde
özü pislik olan anlamaz bizi
⚫ arama bela
yüksekten bakarken eşit değiliz
özünü unutup arama bela
hainle coşarken yiğit değiliz
sözünü unutup arama bela
insanlık tükendi bulamaz olduk
beyler gül kopardı dikeni yolduk
kibrin bahçesinde çaresiz solduk
sevgiyi unutup arama bela
hakça bölüşüp de hakça yaşasak
herkes çıplak geldi pakça kuşansak
bolluk içindeyiz pekçe kavrasak
kardeşi unutup arama bela
kızıl tüy vazgeçme nefes canandır
şiir ülkesinde lafın ayandır
huzur istemeyen ahmak ziyandır
cenneti unutup arama bela
⚫ aşk ile yaşamak
aşk geldi oturdu gönül tahtıma
kapısında askerim bilse halimi
yalın kılıç çekmem gül zırhına
bülbülüm dalında duysa sesimi
gezdim cihanı küçük kutu imiş
içinde büyülü anları saklar imiş
sevdaya düşene ölüm yok imiş
yarin cennetinde verdim serimi
sözlerim su serper asi cümleye
kimini yakar bir yudum badede
kimi bir damla ile düşer ateşe
ararım bir şiir nehrinde heceyi
kızıl tüy harabe yüreğe ne dersin
dertli olanın yarasına tuz ekersin
aşkın ırak diyarına gidip gelirsin
her dönüşte buldun mu kendini
⚫ aşka doğru
aşk gelir kapına misafir olmaz
oturur tahtına kalbin saraydır
orduyla dirensen gönül solmaz
sadakat cenginde çok çeri vardır
nice şehir gördün yârin nerede
adımların şaşmış hedef geride
uzaklaşmak ne ki sevda var serde
seyranı kavrayan kâmil akıldır
sınırlar çizsen de vatan yürekte
baharı görsen de umut çiçekte
saf aşkı övsen de sihir emekte
sevgiyi hakk bilen taçsız sultandır
âlim olsa ne ki tutkusuz cahil
kitapları dizmiş özdeki gafil
kızıl tüy anlat dur bilmez ki sefil
aşk saplanır tene kutsal yaradır
⚫ balta dilleri
emekle yaptığın ormanı keser
sakın ha bileme balta dilleri
sevgiyle aştığın yolları teper
vatanı dileme hain dilleri
baharda yitirmiş körpe dalları
birlik sofrasında kusmuş garazı
canlar isyan etmiş tutmuş avazı
bizler gibi bilme aymaz dilleri
anadolu sırdır erenler yurdu
irfan mektebinde içmişler suyu
kâmile yağmurdur ahmağa dolu
gerçeği söyleme hançer dilleri
kültürünü bilmez ellere hayran
yorulmadan anlat kızıl tüy dayan
atasını sevip yok mu bir soran
bilgeyi özleme nadan dilleri
⚫ bir divaneyim
ateşi görmedim bu köz de ne ki
dumanın içinde bir divaneyim
sevdamı yitirdim hadi bul beni
dergâhın dibinde bir divaneyim
bir hakkım vardı ki geldim cihana
sıradan ne varsa attım yabana
seyran bildim sözü baktım ozana
çırpınan nefeste bir divaneyim
güldüm ve eğlendim ne de güzeldi
yaprakları döktüm üryan güz eldi
savruldu şiirler anlam demlendi
ömrün kıyısında bir divaneyim
kızıl tüy saç sözü biter bahçede
nice cenkten çıktın gülün elinde
rengi verdin dosta dikeni sende
hissizler yurdunda bir divaneyim
⚫ cevap
gördüm tezgâhını aymazım sanma
kirlenmiş pazarda cevabım budur
gömdüm bed tüccarı duama kanma
dillenmiş mezarda cevabım budur
ölmüş ruha ağıt çare değil ki
gökteki şatonda kurtarmaz mevki
binbir dalkavukla kralsın belki
bilenmiş laflarda cevabım budur
heybesinde yalan saklı sanıyor
her yerinde pagan hakk’ı arıyor
kafasında güman aşkı soruyor
gelmemiş yarında cevabım budur
kızıl tüy kaybetme sadık dostunu
yaren ile kervan bulur yolunu
kendini bilmezle ayır soyunu
geçmemiş yarada cevabım budur
⚫ dur daha değil
kime sorsan dertli aymaza bakma
varsıllar gülüşsün dur daha değil
ağıt derya olmuş sakın bent olma
gönlü sel vursa da dur daha değil
zalim de imanlı gülerim buna
âlim de gümanlı kızarım buna
cihan da dumanlı yanarım buna
hakk’tan ayrılma sen dur daha değil
ruhu kirli tipler mangıra tapar
kiralık kafayla vatanı satar
samimi sahnede kuklalar kaçar
çürükleri seçme dur daha değil
kızıl tüy seyranda gördün ışığı
kötüler elbette çeker cezayı
yezitle savaşta çek zülfikarı
canı teslim etme dur daha değil
⚫ gönül çerağı
içinde yanınca gönül çerağı
güneş pervanedir aşk ile yanar
yolcu uyanınca gözler ırağı
seyreyler cihanı yolu düz yapar
engeller karşında aşmak için var
cenkler bittiğinde has yaranı sar
gezsen gülistanda pinhan mekân dar
özündeki bülbül bed sözle kaçar
kötülüğe susan bizden değildir
sohbet heybesinde elbet dilsizdir
devran onun olsa yurtsuz biridir
kıblesi şeytandır güçlüye tapar
kızıl tüy az söyle derince düşün
söz de düşman olur esirdir günün
insanlar eşitse başlasın düğün
adaletsiz ruhu boşayan anlar
⚫ inziva
gözden akan yaşlar sebepsiz değil
susuz göl olsan da kendine sarıl
buluttan düşlerin önünde eğil
damlayı bulunca deryaya atıl
içindeki derviş dua edince
şiir güllerini döşe dikince
çıplak sözlerini ağıt örtünce
inziva davettir huzura katıl
kuru kalabalık ıslatmaz seni
yaraların eski, sanma ki yeni
cemalde görmedim samimi beni
hâli soranlarla avunur akıl
kızıl tüy kaçırma kanatsız düşü
koparma sakın ha taze gül’üşü
kibir ile başlar kabir dövüşü
aymaz binasıyla usulca yıkıl
⚫ neyleyim
fikrim aşktan yanar küller çilekeş
gönlümde bir od var suyu neyleyim
sevgim yasak yıkar gülüşler serkeş
bu cihan bana dar yurdu neyleyim
güzellikler kurdum harap maziye
kanatlanıp uçtum tutkulu göğe
sınırları açtım dostça gelene
kainat bana yâr çulu neyleyim
dalgalar ulağım sabırdan çöle
derinde gizlidir cihanım böyle
balıklar büyüttüm şifadır öze
deryada gözüm yok kumu neyleyim
kızıl tüy ışısam her yer karanlık
sevgiye inanan olmuş azınlık
ışık şavkıdıkça sönmüş aydınlık
güneşi karartan kulu neyleyim
⚫ sızı
yürekte emek yok hayatlar yalan
sızı olmayınca insan dayanmaz
sahte yiğitler çok sanma ki aslan
sızı sarmayınca isyan uyanmaz
coşa gelir gönül çağlar dağlarda
çiçeğini arar pinhan baharda
yeller nefes olur kalpsiz diyarda
sızı vurmayınca canan yanaşmaz
damlasız kalınca ummanı düşle
bugün sultan olan kibirden köle
zülfikar değmeden anlamaz cümle
sızı yazmayınca divan kurulmaz
kızıl tüy haykırsan sevdan nerede
yumruğun sıkılmış öfken sinende
eprimiş hislerle güzel peşinde
sızı tutmayınca irfan varamaz
⚫ sözler çeşmesi
severiz adili kıymet biliriz
çiçek incitsen de baharımız var
al da git kibrini eziyet deriz
saray şiirlerde sultanımız kâr
tohumlar toprakta suyunu bekler
umudu ıslatıp derde dert ekler
renkten renge uçar vicdanı pekler
yeşerir vahalar sabrımız çınar
bizi doğru anla düşman değiliz
iyi ki tarafız pişman değiliz
iyilik pirimiz güman değiliz
özü yitirmişe lalımız kızar
kızıl tüy akınca sözler çeşmesi
güzellik bilmeze zordur içmesi
aksa da çağlamaz gönül semesi
kardeşlik salında deryamız hazar
![[ küsuratsız pi, 3, kızıl tüy, suat gürbüz … ]](https://www.kusuratsiz-pi.com/wp-content/uploads/2025/11/kusuratsizpi-site-resmi.png)