benimki sade olsun

benimki sade olsun   lavanta kokulu şiirler açmış               sırları ortalığa saçan ağzının kenarında ağzım açık, nutkum tutulmuş              kitabından firar etmiş cümleleri izliyorum… öyle yakışıyor ki ona bir parça ışıkla karanlığın içini okumak binlerce yıl öteden gelmiş ulak gibi

:: paylaş ::

diğer yarımı (s)arıyorum

diğer yarımı (s)arıyorum   1- kesik   gözlerimi açıyorum dağ başında yüzlerce kollarım var                 kır çiçeklerini sarmaya bir yalnız gövdeye yüklemişim                                  hayata dair ne varsa taşıyorum işte taşımaksa…   cıvıltıların ulağını görüyorum uzak da olsa anlıyorum buranın kuşları

:: paylaş ::

kirli çamaşırlar

(telefonunuzu yan çevirerek okuyunuz) kirli çamaşırlar   namuslu sözler diyarında üstü pasaklı bir cümle                  gönlü yüce annelerin ruhuyla yıkayıp asar                                       evinin boynuna gerdanlık gibi                                                   ailenin tüm günahlarını…   kendine yabancı insanlar sümerce dualar etse de altyazı ile

:: paylaş ::

bıdık yabancının hikâyesi

bıdık yabancının hikâyesi   avuçlarım gök ananın koynunda sığınırım yağmurdan dualara kendimi bile ıslatamam yalnızlık bulvarında selamımı kargo ile iletin şiiri kuşanmış kadına bir hal çaresine bakacağım en kısa zamanda onca kurak yılların hesabı aşkına toprağımı sularım pişman gözyaşlarımla…  

:: paylaş ::

siyah beyaz ayrılıklar

siyah beyaz ayrılıklar   kendine hayran baharı çok severdim ressam gibi renkleri ustaca saçmasını da… umudun kuşları çoktan uçup gitmişlerdi gökkuşağı köprüsünün altından geçerek… karanlıkta şiir doğurtan ebeyi epey bekledim büyüttüm koynumda siyah beyaz ayrılıkları…   ✔ küsuratsız pi

:: paylaş ::

her mevsimde seviyorum seni

her mevsimde seviyorum seni   güz sarmaş dolaş, rüzgârın şarkısıyla dökülür takvim yaprakları                           yaşanmışlıklar ağacından sararmış hisler yola düşer                        aşıklar otogarında…   içimde dilbaz şair tekrarlar duasını toplar sevdalı dizelerin sevabını duyuyor musun geceleri avazımı her mevsimde seviyorum

:: paylaş ::

seni anlatan şiirleri beklerken

seni anlatan şiirleri beklerken   özlem dolu sözlerim taşıyor eskimeyen sohbetlerimin sokaklarından kıvrılmış silüetler karışıyor kalabalığa… tek kişilik ülkenin başkenti oluyorum seni anlatan şiirleri beklerken…   sevdalı günlerim mevsimlerini arıyor polat gibi yapraklar hesap soruyor güzden kuruyup dalından düşüyor güneş

:: paylaş ::

rüzgârında kalmış fesleğenim

rüzgârında kalmış fesleğenim   güneşini arıyor günlerim akan zamana anlam katmaya çalışıyor zaman yatırıyor beşiğinde ihtiyar gerçeklerle kalıyorum baş başa hatırlanmayan sözcüklerin piriyim ne de olsa herzevekil olmaya kararlıyım her sevdalı şiire akıl veriyorum sohbetler birden kısalıyor yolları sanki çocukluğumda

:: paylaş ::

bir bilsen

bir bilsen   çocuk resimlerinde saklıyorum içimdekileri seni andıkça renkler birbirine karışıyor… uslanmaz bir ezgi tutunuyor dilimin ucuna mızıka çalarak  yıldızları topluyorum …   sakın kimseler bilmesin aklımdan geçip gidenleri… uçurtmama yükledim tüm şiirleri savrulup duruyorum göğün kucağında… seni arıyorum

:: paylaş ::

kendini bilmezlere beyitler

kendini bilmezlere beyitler   taşlı yolların âşığı olmadan düz ovanın türküsünü söylersin…   kırılmış dala merhem bulmadan duyarsız ormanın derdini dinlersin…   yetimin canevine taht kurmadan mazlumlar ülkesinde sultan gibisin…   başkasının kişiliğini döversin durmadan özünü anlatan ne varsa sırtını

:: paylaş ::

şiirden güne açılan pencere

şiirden güne açılan pencere   s-abah   arkasını dönüp baktı toprak damlı evinin çiçeklere karışmış şiirlerine gözyaşlarıyla suladı kokularını… göçüp giden kuşları aradı uzaktan geliyordu şarkıları… çıkınında dağının hikâyesi toprak ananın göğsüne eke eke gitti sözcükleri…   u-fuk   güneş

:: paylaş ::

ne anlatıyor bu şiir

ne anlatıyor bu şiir   yıldızlar düşüyormuş göğün göğsünden aç bebeler doyuyormuş ışıklı ninnilerle… sokaklar sarıyormuş üşüyen yalnız şehri geç kalkıyormuş yataklarından saatler… bunların hepsi yetmiyormuş gibi şiirin sıradanlığına başkaldırmış dizeler…   yılların açlığı ile oturmuş samimiyetin sofrasına çıkınında taşıyormuş

:: paylaş ::

kaotik işler bürosu

kaotik işler bürosu (kib)   foseptik tv kanalından taşıyordu yalan haberlerin çoğu] aşk yağmurlarından korunmayı öneriyordu yüreği çorak sunucu] ahlaklı olmanın şarkısını söylüyordu namussuzlar korosu] vatanseverliğin dersini veriyordu vatanını satan piç kurusu] politikacılar palavralarını pazarlıyordu halkın yeterince doyduğu sağır kulakların

:: paylaş ::

diren

diren   kara kışın kara şarkısını söylüyor kar altında bilenen sözcükler korosu tohumlar çiçekleniyor direnç dizeleriyle şiirler sığınıyor baharın renkli düşlerine güneş muştuluyor aydınlık günleri doğa okuyor asırlık kısa manifestosunu   [ uzun yollardan geldik mücadele ederken hırpalandık dişimizi, yumruğumuzu

:: paylaş ::

yokoğluyok

yokoğluyok    yürüdüğüm yollara saçıyorum öksüz ezgileri boynum bükük peşimden sürüklüyorum  zamanı büyüttüğün ağaçtan topluyorum umut şarkılarını iç çekmelerimle tekrarlıyorum sen geçen nakaratları…   suskun gevezeliğimle cahil bilgeliğimle  biliyorum olmuşu, olanı ve olacağı kahve fincanına düşmüş falcı değilim yokoğluyok bir

:: paylaş ::

1 dolarlık teslimiyet

 1 dolarlık teslimiyet   tüylerim diken diken bakıyorum ellerim gül dalı olmuş kanıyorum iflah olmaz bu yara diye ağlıyorum kaderimin kırık bıçağı sağ elimde solumun boğazına çöküyorum kendimin katili olacağım sonunda biliyorum…   heybemde ufalanmış umutlar ile her gün mezarımı

:: paylaş ::

derya

derya   martıların çığlığı sonunda kavuşuyor deryasına dalgalar kalıcı hasarlar bırakıyor kayalıklarda dalları kırık, yüreği sargılı bir ağacım kıyıda gülüşlerim karışıyor gözyaşlarımla hayata…   ✔ küsuratsız pi

:: paylaş ::

neşe yağar sokaklarıma

neşe yağar sokaklarıma   hep seni düşünüyorum hep seni düşlüyorum kahkahasıyla çiçekler açan baharı muştulayan kızım…   verilecek hesabım çok  biriktirdiğim hasretliğimde öyle kaçacak sığınağım yok sokulsam yeter yanı başına…   bir serçe getirir orman kokulu sesini konar penceremin kenarına

:: paylaş ::

şiir tarlası

şiir tarlası   uzandım boylu boyunca seni beklediğim şiir tarlasına eli çiçekli sevgililer geçiyor üstümden ağaçlar muştuluyor taşların sırrını yapraklar saklıyor doğacak meyveleri ve sen sevgilim kızıl elbisenle yıldızların balosundasın yüzümü okşuyor ellerin otlarla…   kaç asır düştü takvim yapraklarından

:: paylaş ::

hoş geldin

hoş geldin   hoş geldin merhabasız yağmurum… kentin suçlarına dağların sırlarına ortak olanım… saçlarımdan damla damla akarken ağarır suspus derbeder yanım… büyük bir gümbürtüyle yıkılır göğüs kafesimde bencilleşen ülke… hoş geldin umarsız çocukluğum… oyunlarımın senaryolarıyla oyuncak sepetinde yitirdiğim anılarım… dedikodular

:: paylaş ::

düpedüz şiir

(düpe)düz şiir   horozunu kesmiş bir şehrin sessizliğinde uyanıyor beni var eden kızıl düşüm çocukluk anılarım ayağıma dolaşıyor boyum uzuyor bir anda, musluğa yetişiyorum akıtıyorum içimde büyüttüğüm nehri kayboluyorum anlam yüklediğim sularda kayık mı evet bir kayık var yakınımda biniyorum

:: paylaş ::

mıh

mıh   arkamda alacaklı defteriyle koşturup durur esnaf çırağı geçmişim   önümde sarkan dallarıyla sarıp sarmalar umut ağacı geleceğim   ben yırtık zamanı diken işini bilenlerin topraklarında mülteci kör terzi   gezinirim gündüzün düşünde dokunurum sevdanın duvarlarına elimde yerçekimine direnen

:: paylaş ::

sen oluyorum

sen oluyorum   dinsin diyorum dinmiyor biliyorum zelzele olup sarsılıyor aralıksız seni hatırlamalar… geveze şarkılarım susuyor sahipsiz sözlerim yıkılıyor derin anlamlarda boğuluyorum…   görsün diyorum görüyor biliyorum körebe olup oynuyorum seni görmeyen zamanla… yalnızlaşan dallarım kırılıyor sensizleşen yapraklarım dökülüyor ıssız

:: paylaş ::