başaklar da sararacak ama

başaklar da sararacak ama   cesur bir şemsiyeye tutundu dizeleri ışık saçan düşleri güneşte terlemiş heybesinde yağmurun şarkısını getirmiş iyi ki duldasını yıkılmaz sığınağı bilmiş [ dil ağacından ürküp kaçan sözcük kuşları         hoyrat ağızlardaki avcılara yakalanacak ama… ]  

:: paylaş ::

toz toprak çamur

  toz, toprak, çamur   1- toz   fikirlerim savrulup durdu esen yellerin dedikodularıyla tutunduğum dallar suspustu şarkılarımı söylerken sabrın ıslığıyla bir araya gelmem o kadar zordu birçok yerde olmanın inkârıyla   [gerçekleri uyuturken suyun kitabı henüz olgunlaşmadı düşlerimin türabı]

:: paylaş ::

dalganı geç

dalganı geç   açık sularda sakladım hislerimi senden kaçacak koy bulamadım uzaklarda aradım pinhan definemi küçük düşsel balıkların gemisini yaktım   umut denizini çizen benim çekinme sakın, dalganı geç her savaşın sonunda kendini seç tüm çabamla sana katılmaya geldim damlaların

:: paylaş ::

üç

üç   1- sade   seni bulduğum yerdeyim dizelerimin çoğunu feda ettim yitik hisler bavulu elimde çıktım şiirsel bir yolculuğa duraksız kentlerden geçtim üşümüş bakışlar büyüttüm içimde güneşli gülüşleri sardım yaralarıma sabırlıydım sabır ile açtım kilitli sözlerin kapısını vurulmuş imgeler

:: paylaş ::

elbette gördüm

elbette gördüm   üstündeki yırtık düşlerin pelerini ile şehri avuçlarına alarak koşuyor korkak masal kahramanlarını yere seriyor erik dalında asılı kalmış çocukluğum   ömür penceresinden dalarak izliyor telaşların sokaklarda çarpışmasını özgür çıkıp parya olarak dönen kendini uzaklarda arayan gençliğim  

:: paylaş ::

uslanmak yok

  uslanmak yok   gönlünü kırdığım erik dalı orada sarar çocukluğumu tüm kokusuyla yamalı sesimle bastırırım sokağı pencereler alışmışken sessiz manzaraya tek başıma kalsam da kibir kalesini yıkmadan uslanmak yok uslanmak teslimiyettir teslim olmak yok…   her taşın hatırası var

:: paylaş ::

imgemsin

imgemsin   hasret rüzgârları getirir kokunu şiirden baharları yaratan eşsiz çiçeğimsin kucağını açar dağlarımın doruğu kavuşmayı bıkmadan anlatan imgemsin…   ayaklarıma takılır saçtığın sözcükler karanlık cümlelerde açan güneşimsin dalı kırık olsa da kanatlanır gülüşler asık suratlı ormanı kuşatan imgemsin…  

:: paylaş ::

sakın kimseler bilmesin

sakın kimseler bilmesin   ışığını kaybetmiş yetim gündüzüm güneşimi ararım dağların arkasında karanlığın sebebi benim, üzgünüm yaralı ormanları sardım asi kıvılcımla söz ver bana, sakın kimseler bilmesin…   sudan sebeplerin çatlamış toprağıyım nefret tohumu susuz bırakır beni cennetteki evsizlerin çile

:: paylaş ::

hasretin boş bavulu

  hasretin boş bavulu   nelere sığındım uyandım durdum şiir tarlalarında neler sığdırdım            akıp giden seneler ırmağına… az kaldı canevimin sultanı sen kutsadığım imgemsin seninle yıkacağım               özlemin saltanatını şafakta…   hayatın duvarsız okulunda düşe kalka yürüyen           umut

:: paylaş ::

şairin vasiyetnamesi

şairin vasiyetnamesi   bir omzumda yangın meleği diğer omzumda sel meleği çıkıyorum sabır yokuşundan doğuştan seviyorum galiba çelişkiyi…   kendim ettim, kendim buldum diyorum ne de çok doyumsuzum doğanın dilini anlasaydım eğer çoktan tok kalkmıştım sofradan, biliyorum…   kendimi kendime

:: paylaş ::

bahaneler mezarlığı

bahaneler mezarlığı   dilinde uyanık bir ıslıkla              peşine düştü kolay yolların hayatın ilk zor sınavından kaçtı sebebini soran bilgeye                 babaannesinin öldüğünü söyledi böyle her şey çok güzeldi alışkanlık yaptı ölüm haberleri sonra babasını öldürdü daha sonra da annesini

:: paylaş ::

diğer yarımı (s)arıyorum

diğer yarımı (s)arıyorum   1- kesik   gözlerimi açıyorum dağ başında yüzlerce kollarım var                 kır çiçeklerini sarmaya bir yalnız gövdeye yüklemişim                                  hayata dair ne varsa taşıyorum işte taşımaksa…   cıvıltıların ulağını görüyorum uzak da olsa anlıyorum buranın kuşları

:: paylaş ::

kirli çamaşırlar

(telefonunuzu yan çevirerek okuyunuz) kirli çamaşırlar   namuslu sözler diyarında üstü pasaklı bir cümle                  gönlü yüce annelerin ruhuyla yıkayıp asar                                       evinin boynuna gerdanlık gibi                                                   ailenin tüm günahlarını…   kendine yabancı insanlar sümerce dualar etse de altyazı ile

:: paylaş ::

her mevsimde seviyorum seni

her mevsimde seviyorum seni   güz sarmaş dolaş, rüzgârın şarkısıyla dökülür takvim yaprakları                           yaşanmışlıklar ağacından sararmış hisler yola düşer                        aşıklar otogarında…   içimde dilbaz şair tekrarlar duasını toplar sevdalı dizelerin sevabını duyuyor musun geceleri avazımı her mevsimde seviyorum

:: paylaş ::

seni anlatan şiirleri beklerken

seni anlatan şiirleri beklerken   özlem dolu sözlerim taşıyor eskimeyen sohbetlerimin sokaklarından kıvrılmış silüetler karışıyor kalabalığa… tek kişilik ülkenin başkenti oluyorum seni anlatan şiirleri beklerken…   sevdalı günlerim mevsimlerini arıyor polat gibi yapraklar hesap soruyor güzden kuruyup dalından düşüyor güneş

:: paylaş ::

rüzgârında kalmış fesleğenim

rüzgârında kalmış fesleğenim   güneşini arıyor günlerim akan zamana anlam katmaya çalışıyor zaman yatırıyor beşiğinde ihtiyar gerçeklerle kalıyorum baş başa hatırlanmayan sözcüklerin piriyim ne de olsa herzevekil olmaya kararlıyım her sevdalı şiire akıl veriyorum sohbetler birden kısalıyor yolları sanki çocukluğumda

:: paylaş ::

bir bilsen

bir bilsen   çocuk resimlerinde saklıyorum içimdekileri seni andıkça renkler birbirine karışıyor… uslanmaz bir ezgi tutunuyor dilimin ucuna mızıka çalarak  yıldızları topluyorum …   sakın kimseler bilmesin aklımdan geçip gidenleri… uçurtmama yükledim tüm şiirleri savrulup duruyorum göğün kucağında… seni arıyorum

:: paylaş ::

şiirden güne açılan pencere

şiirden güne açılan pencere   s-abah   arkasını dönüp baktı toprak damlı evinin çiçeklere karışmış şiirlerine gözyaşlarıyla suladı kokularını… göçüp giden kuşları aradı uzaktan geliyordu şarkıları… çıkınında dağının hikâyesi toprak ananın göğsüne eke eke gitti sözcükleri…   u-fuk   güneş

:: paylaş ::

ne anlatıyor bu şiir

ne anlatıyor bu şiir   yıldızlar düşüyormuş göğün göğsünden aç bebeler doyuyormuş ışıklı ninnilerle… sokaklar sarıyormuş üşüyen yalnız şehri geç kalkıyormuş yataklarından saatler… bunların hepsi yetmiyormuş gibi şiirin sıradanlığına başkaldırmış dizeler…   yılların açlığı ile oturmuş samimiyetin sofrasına çıkınında taşıyormuş

:: paylaş ::

derya

derya   martıların çığlığı sonunda kavuşuyor deryasına dalgalar kalıcı hasarlar bırakıyor kayalıklarda dalları kırık, yüreği sargılı bir ağacım kıyıda gülüşlerim karışıyor gözyaşlarımla hayata…   ✔ küsuratsız pi

:: paylaş ::

şiir tarlası

şiir tarlası   uzandım boylu boyunca seni beklediğim şiir tarlasına eli çiçekli sevgililer geçiyor üstümden ağaçlar muştuluyor taşların sırrını yapraklar saklıyor doğacak meyveleri ve sen sevgilim kızıl elbisenle yıldızların balosundasın yüzümü okşuyor ellerin otlarla…   kaç asır düştü takvim yapraklarından

:: paylaş ::

hoş geldin

hoş geldin   hoş geldin merhabasız yağmurum… kentin suçlarına dağların sırlarına ortak olanım… saçlarımdan damla damla akarken ağarır suspus derbeder yanım… büyük bir gümbürtüyle yıkılır göğüs kafesimde bencilleşen ülke… hoş geldin umarsız çocukluğum… oyunlarımın senaryolarıyla oyuncak sepetinde yitirdiğim anılarım… dedikodular

:: paylaş ::

düpedüz şiir

(düpe)düz şiir   horozunu kesmiş bir şehrin sessizliğinde uyanıyor beni var eden kızıl düşüm çocukluk anılarım ayağıma dolaşıyor boyum uzuyor bir anda, musluğa yetişiyorum akıtıyorum içimde büyüttüğüm nehri kayboluyorum anlam yüklediğim sularda kayık mı evet bir kayık var yakınımda biniyorum

:: paylaş ::

mıh

mıh   arkamda alacaklı defteriyle koşturup durur esnaf çırağı geçmişim   önümde sarkan dallarıyla sarıp sarmalar umut ağacı geleceğim   ben yırtık zamanı diken işini bilenlerin topraklarında mülteci kör terzi   gezinirim gündüzün düşünde dokunurum sevdanın duvarlarına elimde yerçekimine direnen

:: paylaş ::

sen oluyorum

sen oluyorum   dinsin diyorum dinmiyor biliyorum zelzele olup sarsılıyor aralıksız seni hatırlamalar… geveze şarkılarım susuyor sahipsiz sözlerim yıkılıyor derin anlamlarda boğuluyorum…   görsün diyorum görüyor biliyorum körebe olup oynuyorum seni görmeyen zamanla… yalnızlaşan dallarım kırılıyor sensizleşen yapraklarım dökülüyor ıssız

:: paylaş ::

kızıl tüy

  kızıl tüy   seni uzaklarda gördüm sığındığım topraklar yağmalandığında [ormanların cümlelerini taşıyordun                                          doğanın katili olanlara] soruların ve öfken dörtnala yetişti para ve altın peşinde koşanlara [kurtarmak istedin                     nehirlerin şarkılarını                                        balıkların sırlarını] miras bırakacağın kültürü anlamazdı ucuza

:: paylaş ::

mevzuyu sokak biliyor

  mevzuyu sokak biliyor   elinde sıcaktan terlemiş kahve fincanı ile                     gecenin tül perdesini araladı dedektiflik yapan dolunay aydınlatıyordu                          acemi dizelerin hatalarını… çevresi ona acımasız şair diyordu kibirli dizeleri kapı dışarı ediyordu uslandıklarında imge yetimhanesinde                       beş parasız

:: paylaş ::

içimi görmelisin

içimi görmelisin   zarar görmesin diye çok şey sakladım dudaklarımdan istemsiz dökülenleri topladım cenk meydanında içsel yaralarımı sardım ne şiirler büyüttüm gönül beşiğimde ağladığımda içimi görmelisin dizeler yunağında durmadan arındım   kendimi senin topraklarına uğurladım dönen olduysa da ben bulamadım

:: paylaş ::

tatlanır olgunlaşan acılar

  tatlanır olgunlaşan acılar   yıkıldıkça sinemde tahtını kurar                 bozguna uğramış, derbeder sözcükler senede kaç güz mevsimi yaşar                dalından sürülmüş, imgesel cümleler   kaç sokağın boynunu büker               camdan sarkan, özlem kokan çiçekler avuçlarımdan kayıp düşer               cenklerde

:: paylaş ::