kendini bilmezlere beyitler

kendini bilmezlere beyitler   taşlı yolların âşığı olmadan düz ovanın türküsünü söylersin…   kırılmış dala merhem bulmadan duyarsız ormanın derdini dinlersin…   yetimin canevine taht kurmadan mazlumlar ülkesinde sultan gibisin…   başkasının kişiliğini döversin durmadan özünü anlatan ne varsa sırtını

:: paylaş ::

şiirden güne açılan pencere

şiirden güne açılan pencere   s-abah   arkasını dönüp baktı toprak damlı evinin çiçeklere karışmış şiirlerine gözyaşlarıyla suladı kokularını… göçüp giden kuşları aradı uzaktan geliyordu şarkıları… çıkınında dağının hikâyesi toprak ananın göğsüne eke eke gitti sözcükleri…   u-fuk   güneş

:: paylaş ::

ne anlatıyor bu şiir

ne anlatıyor bu şiir   yıldızlar düşüyormuş göğün göğsünden aç bebeler doyuyormuş ışıklı ninnilerle… sokaklar sarıyormuş üşüyen yalnız şehri geç kalkıyormuş yataklarından saatler… bunların hepsi yetmiyormuş gibi şiirin sıradanlığına başkaldırmış dizeler…   yılların açlığı ile oturmuş samimiyetin sofrasına çıkınında taşıyormuş

:: paylaş ::

kaotik işler bürosu

kaotik işler bürosu (kib)   foseptik tv kanalından taşıyordu yalan haberlerin çoğu] aşk yağmurlarından korunmayı öneriyordu yüreği çorak sunucu] ahlaklı olmanın şarkısını söylüyordu namussuzlar korosu] vatanseverliğin dersini veriyordu vatanını satan piç kurusu] politikacılar palavralarını pazarlıyordu halkın yeterince doyduğu sağır kulakların

:: paylaş ::

diren

diren   kara kışın kara şarkısını söylüyor kar altında bilenen sözcükler korosu tohumlar çiçekleniyor direnç dizeleriyle şiirler sığınıyor baharın renkli düşlerine güneş muştuluyor aydınlık günleri doğa okuyor asırlık kısa manifestosunu   [ uzun yollardan geldik mücadele ederken hırpalandık dişimizi, yumruğumuzu

:: paylaş ::

yokoğluyok

yokoğluyok    yürüdüğüm yollara saçıyorum öksüz ezgileri boynum bükük peşimden sürüklüyorum  zamanı büyüttüğün ağaçtan topluyorum umut şarkılarını iç çekmelerimle tekrarlıyorum sen geçen nakaratları…   suskun gevezeliğimle cahil bilgeliğimle  biliyorum olmuşu, olanı ve olacağı kahve fincanına düşmüş falcı değilim yokoğluyok bir

:: paylaş ::

doğan günün çığlığı

doğan günün çığlığı   yapraklarını hazanın ayaklarına seren zor zamanda dalı kıpırdamayan ağaç çırılçıplak titriyordu güneşin karşısında gözyaşlarını sunuyordu çorak toprağa…   oysa ki kollarına umut çaputları bağladığı gölgesinde ağırladığı dilek insanları vardı güneşe çok adaklar adadı muştular içinde bir

:: paylaş ::

1 dolarlık teslimiyet

 1 dolarlık teslimiyet   tüylerim diken diken bakıyorum ellerim gül dalı olmuş kanıyorum iflah olmaz bu yara diye ağlıyorum kaderimin kırık bıçağı sağ elimde solumun boğazına çöküyorum kendimin katili olacağım sonunda biliyorum…   heybemde ufalanmış umutlar ile her gün mezarımı

:: paylaş ::

derya

derya   martıların çığlığı sonunda kavuşuyor deryasına dalgalar kalıcı hasarlar bırakıyor kayalıklarda dalları kırık, yüreği sargılı bir ağacım kıyıda gülüşlerim karışıyor gözyaşlarımla hayata…   ✔ küsuratsız pi

:: paylaş ::

neşe yağar sokaklarıma

neşe yağar sokaklarıma   hep seni düşünüyorum hep seni düşlüyorum kahkahasıyla çiçekler açan baharı muştulayan kızım…   verilecek hesabım çok  biriktirdiğim hasretliğimde öyle kaçacak sığınağım yok sokulsam yeter yanı başına…   bir serçe getirir orman kokulu sesini konar penceremin kenarına

:: paylaş ::