aynadaki gıcık yabancı

aynadaki gıcık yabancı üç kuruşluk keyfini kaçırıp duruyordu banknotları sayan aynadaki gıcık yabancı… alaca karanlıkta gökyüzünde süzülüyordu uçan süpürgesi ile ak sakallı masalcı… ince hesaplarla hayatın denklemini çözüyordu antik çağdan beri bir matematik ustası… kartalların arasında kalmış serçe sığınıyordu aşkı

:: paylaş ::

kocamış kent

kocamış kent   saçıldı sırlar birdenbire sivri dillilerin mekanında körleşti kendini gören gözler kibirli yüzlerin aynasında…   sağanak yağan sözcükler aktı cümleler deresinde… topladı çöpçüler güzellikleri kalktı yatağından kocamış kent masalına ihanet etmiş ruhla…   gür sesler yoldaşlık etti şimşeğe

:: paylaş ::

kimindi bunca masal

kimindi bunca masal   hep beni düşündüklerindendi bunca ayakta uyutulmalarım yalan hikayelerin saçıldığı yollardan sonra bunca sözde tanıdık sağır kapıları çalmalarım…   güvensizliğin kuytuluklarında buldum kendi bataklığına batmış sessiz uykuları… general gibi gezinir ortalıkta tek başına çocukların gülüşlerinden saklanan soru

:: paylaş ::

sesten oda

sesten oda   sabah yine zor kalktım uyuyan saat de zorla 08.15’i gösteriyordu tatil gününün tembel saatleriydi…   dünden kalan sıkıntılar omuzlarımda yaramaz bir çocuk gibi ayaklarını sarkıtmaktaydı… gelen güne el sallıyordu umuttan bulutlarımın arasından gece düşlediği yıldızlara su veriyordu…

:: paylaş ::

imgelerin istilası

imgelerin istilası gözümü kaçırdığım gerçekler gelip omuzuma konuyor avucuma alıyorum geçmiş zamanı… anılar uçuşuyor dört yanımda kayboluyorum sensiz mekanlarda… yeniden doğduğum anlar kınalı beşiğimde uyuyor kucaklıyorum eski çağ bebekliğimi… tarihin atlısı olup kuşatıyorsun sana hasret çocukluğumun başkentini… bu şiirde parmağı

:: paylaş ::

derbeder hisler aynası

derbeder hisler aynası   -rüzgarın tokatını yemiş paraşütçüyüm -savrulurum besmelesiz masaldan masala -pinhan cengâverlerin puslu diyarındayım -boyumun ölçüsünü alırım derbeder hisler aynasında… -güzellikleri, çirkinlikler arasında arayan defineciyim -geçtiğim her nehirde balıklar kardeş oldu, bilirim, hülya değil gerçeğim -doğru biraz kaçığım

:: paylaş ::

yaralı cümleler

yaralı cümleler   yaralı cümlelerim ile sardım yalnızlığımın kuytusundaki sahipsiz hikâyeyi…   sürekli kendi kıyıma vurdum içsel yolculuğumdaki yol arkadaşımı avuturken…   kara sakallı bilgeler yurduna uğradım ayık düşüme bakıp gerçek gömüyü bulduğumda…   derdimi anlatırken çok kanadım gülden cümlelere

:: paylaş ::

çıplak

çıplak   utangaç sözcüklere sığınıp çıplak gerçeklerden utanma…   at sırtındaki asırlık yükü soyun cesaretin ayazında…   kendinle yüzleşmek kolay değil kirli çamaşırlarını kar suyuyla yıka…   ayak izlerini durmadan takip et yakala ve sarıl sana ait ne varsa…  

:: paylaş ::

hoş geldin

hoş geldin   hoş geldin merhabasız yağmurum… kentin suçlarına dağların sırlarına ortak olanım… saçlarımdan damla damla akarken ağarır suspus derbeder yanım… büyük bir gümbürtüyle yıkılır göğüs kafesimde bencilleşen ülke… hoş geldin umarsız çocukluğum… oyunlarımın senaryolarıyla oyuncak sepetinde yitirdiğim anılarım… dedikodular

:: paylaş ::

düpedüz şiir

(düpe)düz şiir   horozunu kesmiş bir şehrin sessizliğinde uyanıyor beni var eden kızıl düşüm çocukluk anılarım ayağıma dolaşıyor boyum uzuyor bir anda, musluğa yetişiyorum akıtıyorum içimde büyüttüğüm nehri kayboluyorum anlam yüklediğim sularda kayık mı evet bir kayık var yakınımda biniyorum

:: paylaş ::

mıh

mıh   arkamda alacaklı defteriyle koşturup durur esnaf çırağı geçmişim   önümde sarkan dallarıyla sarıp sarmalar umut ağacı geleceğim   ben yırtık zamanı diken işini bilenlerin topraklarında mülteci kör terzi   gezinirim gündüzün düşünde dokunurum sevdanın duvarlarına elimde yerçekimine direnen

:: paylaş ::

uykusunu arayan gece

uykusunu arayan gece   biter gündüzün emanet saatleri yeşertir kuru, gölgesiz gerçekleri…   başucumda ağırlarım her acıyı izlerim anılar kentinin yangınını…   darağacında tatava yapmayandım gevezeliğimi yapraklarla sakladım…   sus diyor, ölüm döşeğindeki dede saçarım sırlarımı delik cümlelerle…   karanlıktan

:: paylaş ::