derya

derya   martıların çığlığı sonunda kavuşuyor deryasına dalgalar kalıcı hasarlar bırakıyor kayalıklarda dalları kırık, yüreği sargılı bir ağacım kıyıda gülüşlerim karışıyor gözyaşlarımla hayata…   ✔ küsuratsız pi

:: paylaş ::

neşe yağar sokaklarıma

neşe yağar sokaklarıma   hep seni düşünüyorum hep seni düşlüyorum kahkahasıyla çiçekler açan baharı muştulayan kızım…   verilecek hesabım çok  biriktirdiğim hasretliğimde öyle kaçacak sığınağım yok sokulsam yeter yanı başına…   bir serçe getirir orman kokulu sesini konar penceremin kenarına

:: paylaş ::

şiir tarlası

şiir tarlası   uzandım boylu boyunca seni beklediğim şiir tarlasına eli çiçekli sevgililer geçiyor üstümden ağaçlar muştuluyor taşların sırrını yapraklar saklıyor doğacak meyveleri ve sen sevgilim kızıl elbisenle yıldızların balosundasın yüzümü okşuyor ellerin otlarla…   kaç asır düştü takvim yapraklarından

:: paylaş ::

benim adım kızıl gün

benim adım kızıl gün   ebe kılığına bürünmüş                  zamanın kucağına düşüyorum… kesiyorum göbek bağımı                 insafsız hislerin neşteriyle… her sabah doğuyorum yüreğimde boy gösteren                 umut dağının ardından…   benim adım kızıl gün…   anlam yüklemeden çıktım                  cümlelerimin

:: paylaş ::

umudun merdiveni

umudun merdiveni   elimde umudun merdiveni ile dolaşıyorum tek başıma kentin yasaklı duvarlarını…   kafamı kaldırıp düşünüyorum aşar mıyım diye sınırlarımı…   hangi duvar engeldi görmeme dallarında umut sarkan ağacı gökyüzüne tutunmuş çocukları güneşte tutuşmuş yıldızın aşkını saçları dağınık göğün

:: paylaş ::

özet

özet   takvimine vurulmuş şıpsevdi gündüm döküldü hislerime şahit yapraklarım…   pazarlıksız verdim zamanı samimiyet seline savurdum kendimi dost sohbetlerinde…   ey aşk şehrini işgal etmiş şiir ey tek atımlık asi dizeler yine kalbimden vurdunuz… az sözcükle gömün özetimi derin

:: paylaş ::

aynadaki gıcık yabancı

aynadaki gıcık yabancı üç kuruşluk keyfini kaçırıp duruyordu banknotları sayan aynadaki gıcık yabancı… alaca karanlıkta gökyüzünde süzülüyordu uçan süpürgesi ile ak sakallı masalcı… ince hesaplarla hayatın denklemini çözüyordu antik çağdan beri bir matematik ustası… kartalların arasında kalmış serçe sığınıyordu aşkı

:: paylaş ::

kocamış kent

kocamış kent   saçıldı sırlar birdenbire sivri dillilerin mekanında körleşti kendini gören gözler kibirli yüzlerin aynasında…   sağanak yağan sözcükler aktı cümleler deresinde… topladı çöpçüler güzellikleri kalktı yatağından kocamış kent masalına ihanet etmiş ruhla…   gür sesler yoldaşlık etti şimşeğe

:: paylaş ::

kimindi bunca masal

kimindi bunca masal   hep beni düşündüklerindendi bunca ayakta uyutulmalarım yalan hikayelerin saçıldığı yollardan sonra bunca sözde tanıdık sağır kapıları çalmalarım…   güvensizliğin kuytuluklarında buldum kendi bataklığına batmış sessiz uykuları… general gibi gezinir ortalıkta tek başına çocukların gülüşlerinden saklanan soru

:: paylaş ::