bir vardı bir yoktu
 
unutulan masalları toplayan
uyku saçan baykuştu
bir vardı, bir yoktu…
 
geceleri bebekleri oyalayan
anne kokulu huzurdu
bir vardı, bir yoktu…
 
yaralı sohbetleri kovalayan
avcı cümlelerdi
bir vardı, bir yoktu…
 
satın aldığı eşyaya tapınan
taşlaşmış yüreklerdi
bir vardı, bir yoktu…
 
sessiz sokaklarda koşturan
terli çocuk cıvıltılarıydı
bir vardı, bir yoktu…
 
seherde güneşini doğuran
yüklü günün anlamıydı
bir vardı, bir yoktu…
 
ozanını türkülerle arayan
kayıp ezgilerin duygusuydu
bir vardı, bir yoktu…
 
yumruğunu alçaklığa vuran
isyan renklerinin tonuydu
bir vardı, bir yoktu…
 
kitap arasında unutulan
kurumuş gerçeğin sesiydi
bir vardı, bir yoktu…
 
sıkıcı bir okuldan kaçan
eğitimin ta kendisiydi
bir vardı, bir yoktu…
 
savaşçıların kafasını karıştıran
firari çiçekten tanklardı
bir vardı, bir yoktu…
 
gündüzleri yıldızlara konan
gece yüzlü kuşlardı
bir vardı, bir yoktu…
 
avuçlara deryayı dolduran
yürekte yanan tutkuydu
bir vardı, bir yoktu…
 
ormanda kardeşliği bulan
çoğul düşlerin umuduydu
bir vardı, bir yoktu…
 
tok zamanla hasreti avutan
aşka aç sofraydı
bir vardı, bir yoktu…
 
kıraç toprakları kuşatan
sevdalı başaklardı
bir vardı, bir yoktu…
 
masalı masal içinde soran
şiire iman edenlerdi
bir vardı, bir yoktu…
 
şiirin böylesine kafa yoran
eskilere veda edenlerdi
bir vardı, bir yoktu…
 
✔ küsuratsız pi
bir vardı bir yoktu
:: paylaş ::
Etiketlendi:         

bir vardı bir yoktu” üzerine 2 düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

96 − 91 =