(düpe)düz şiir

 

horozunu kesmiş bir şehrin sessizliğinde

uyanıyor beni var eden kızıl düşüm

çocukluk anılarım ayağıma dolaşıyor

boyum uzuyor bir anda, musluğa yetişiyorum

akıtıyorum içimde büyüttüğüm nehri

kayboluyorum anlam yüklediğim sularda

kayık mı evet bir kayık var yakınımda

biniyorum son model metafordan kayığa…

 

kıyıdan usta dedikleri bir şair(!) akıl veriyor

öyle yapma anlamazlar seni

batırırsın canım kayığı sonra…

 

sonra ak bulutların arasından sıyrılan güneş

bir şey der gibi göz kırpıyor bana

kalemsiz bir sanat düşkünü

yazıyor ak bulutların üstüne

kara yazıyla gerçekleri

“sanat, sanattan anlayanlar içindir”…

 

bir kamçı şaklıyor sırtımda

yürü diyor daha çok yük taşıyacaksın

bu çileli şiir yokuşunda…

 

beni bu sulara getiren kavramları düşünüyorum

horozunu kesmiş şehir

kızıl düş

musluktan akan nehir

kayık

mesaj ileten ak bulutlar…

 

kıyıya çıkma vakti geldi derken

bir şiirin can alıcı dizeleri akıyor nehirden

“ey bu yolda vakit harcayan yolcu

önce kendi durağında duracaksın…

aldığın her nefes olacak ipucu

unutma, sen nehrinde yüzen kayıksın…”

 

kıyıdan tekrar başka bir şair(!) çıkıyor

böyle yazarsan çıkacaksın kıyıya diyor

bir kayığa bakıyorum

bir ak bulutlara

bir de kıyıdaki şairlere(!)…

anladım ki kayık, iç yolculuğum

nehir, akan zaman

ak bulutlar, ak sakallı dedeler

musluk, kızıl düşte akıttığım ter

horozunu kesmiş şehir, alarmı duran telefon

ve uyanıyorum sonunda uykudan

duvarda, nehirde yüzen boş bir kayık tablosu…

 

evet bu düz(!) bir şiirdi

hayatın kendisi (düpe)düz bir şiirdi

şiirle yatan şiirle kalkardı

doğacak ve doğurtulacak günlere

şiirsel kıvamda anlamlar katardı…

 

✔ küsuratsız pi

 

düpedüz şiir
:: paylaş ::
Etiketlendi:                 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

53 − 49 =