benimki sade olsun lavanta kokulu şiirler açmış sırları ortalığa saçan ağzının kenarında ağzım açık, nutkum tutulmuş kitabından firar etmiş cümleleri izliyorum… öyle yakışıyor ki ona bir parça ışıkla karanlığın içini okumak binlerce yıl öteden gelmiş ulak gibi aşkın, emeğin,
beşik kertmesi
diğer yarımı (s)arıyorum
canı sıkılanın mottosu
kirli çamaşırlar
hasarlı dalgalar
yolculuğun böylesi
yolculuğun böylesi gece yarısı düştü kaderini yazacağı yollara arkasında bırakarak kibirli dizeleri… geçmişinin çiçeksiz bahçesinde elleri çamurlu birkaç sözcüğün duasıyla gömdü gönlü varsıl, büyüttüğü bencilleri… aklı komşusunun kapı açma sesinde hesap soran cümleler peşinde hissetti birden yalnızlığını
bir karıncayı incittim
bir karıncayı incittim kurumuş günün dalından düştüm acımasız ayak seslerine geçmişimi sundum geveze şehrin karşında sözcüklerimi yuttum bulvarlardan topladılar sarhoş şiirlerimi şairler çetesi suçlu buldu dizelerimi evet suçluyum, cilveli sayfalara göz diken korkarım ki bir karıncayı incittim… kurumuş
bıdık yabancının hikâyesi
bıdık yabancının hikâyesi avuçlarım gök ananın koynunda sığınırım yağmurdan dualara kendimi bile ıslatamam yalnızlık bulvarında selamımı kargo ile iletin şiiri kuşanmış kadına bir hal çaresine bakacağım en kısa zamanda onca kurak yılların hesabı aşkına toprağımı sularım pişman gözyaşlarımla…
![[ küsuratsız pi, 3, kızıl tüy, muştulanan ezgiler, suat gürbüz … ]](https://www.kusuratsiz-pi.com/wp-content/uploads/2026/05/kusuratsiz-pi-site-soz.png)