(telefonunuzu yan çevirerek okuyunuz)

 

sabahın körü

 

düşü olmayan da uyanıyordu

ulak olan suyu avuçlayarak

kirli işlere bulaşmış gerçekleri

                umarsızca yüzünün coğrafyasına saçıyordu…

 

amacı olmadan adımlayarak yolları

aynı gündüzü binlerce kez yaşadı

binlerce kez aymazlığın ufkundan battı

ve kendinden sıkılmadan

                her sabah canlı cenazesine dert yandı…

 

kafasını kaldırana kuşlar özgürdü

ağaçlar kanatlanıp göğe uçuyordu

bulut tarlalarında direnç başakları

           yeryüzündeki teslimiyet tırpanını lanetliyordu…

 

uyanmıyordu bir türlü sabahın körü

yılgınlığın körlüğü ile aydınlanmıyordu

güneş de çare değildi bu çaresiz köre

ibretiâlem olsun diye karanlıkta yaşıyordu…

 

✔ küsuratsız pi

sabahın körü
:: paylaş ::
Etiketlendi:                 

sabahın körü” üzerine 2 düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

işlemi tamamlayın lütfen (zorunlu) 99 − 89 =